Kulaklarında aralıksız bir uğultu.
Sabah yedide, elinde dumanı tüten ince belli bardakla ahşap verandaya çıktığında seni ilk karşılayan şey bu ses oluyor. Bir de yüzüne rüzgarla savrulan o incecik, buz gibi su zerrecikleri… Daha kahvaltı bile yapmamışsın ama karşı yamaçtan aşağıya bembeyaz dökülen suyun serinliği uykunu saniyesinde açmaya yetiyor. (Hatta temmuz ayında bile olsan, sabahın o ilk saatlerinde sırtına ince bir polar almadan verandada beş dakikadan fazla oturman pek mümkün değil, benden söylemesi.)
Yıllardır sırtımda kamera çantasıyla Karadeniz’in neredeyse her vadisine girip çıktım. Çok şelale gördüm, çok yerde uyudum. Ama Rize’nin Çayeli ilçesindeki Ağaran Şelalesi ve çevresindeki vadi, insanı garip bir şekilde kendine bağlayan o nadir yerlerden. Tabii sosyal medyada gördüğün o filtreli videolara aldanıp hazırlıksız gelirsen, Karadeniz’in gerçekleriyle yüzleşmen pek uzun sürmez. Bu rehberi de tam olarak bu yüzden; buraya geldiğinde neyle karşılaşacağını bilmen ve Ağaran Şelalesi kiralık bungalov arayışında paranı ya da tatilini çöpe atmaman için tüm çıplaklığıyla yazdım.
Ağaran Şelalesi’ne Nasıl Gidilir? (Yol Durumu ve Pratik Detaylar)
İlk defa geleceklerin arama motorlarına hemen “Çayeli Ağaran Şelalesi nerede, yolu nasıl?” diye yazdığını biliyorum. Hemen netleştirelim. Şelale, Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Sırtköy sınırları içinde kalıyor. Sahil yolundan Çayeli merkeze ulaştıktan sonra içeriye, yani Şairler Deresi vadisine doğru sapıyorsun.
Yol ne kadar sürüyor? Çayeli merkezden şelaleye çıkmak normal şartlarda arabayla 15-20 dakika. Yaklaşık 11-12 kilometrelik bir mesafe.
“Binek araçla çıkılır mı?” diye soracak olursan; evet, kesinlikle çıkılır. Yol tamamen asfalt. Öyle yayla yolları gibi altı vuracak taşlık, çamurlu bir zemin yok. Ama burası Rize. Asfalt dediysem otoyol bekleme; yol yer yer daralıyor, keskin virajlar var ve sonlara doğru eğim epey dikleşiyor. Karşıdan bir tur minibüsü geldiğinde sağa yanaşıp yol vermen gereken noktalar olacak.
Gelelim asıl karın ağrısına: Park yeri.
Eğer temmuz veya ağustos ayında, hele ki bir pazar günü öğlen 12’de buraya gelirsen arabanı koyacak yer bulamazsın. Yol kenarları iki yönlü park etmiş araçlarla kilitleniyor ve o dik yokuşta geri manevra yapmak tam bir sinir harbine dönüşüyor. Bana sorarsanız sabah 9’dan önce orada olun çünkü hem otopark derdiniz olmaz hem de vadinin o sakin halini yakalarsınız. Arabayı bıraktıktan sonra şelalenin döküldüğü ana noktaya inmek için kısa bir patika ve merdivenli yürüyüş yolu var. Yalnız dikkat et; suyun serpinti yaptığı taşlar yosun tuttuğu için inanılmaz kaygan. Ayağında altı düz bir spor ayakkabı veya terlik varsa düşmen işten bile değil.
Şelale Çevresinde Ne Yapılır, Ne Yenir?
Önce şu meşhur soruyu aradan çıkaralım: Suya girilir mi?
Girilir. Yani bünyen çelik gibiyse girersin. Şelalenin döküldüğü yerde doğal bir gölet oluşuyor ve yazın kavurucu sıcağında bile o suyun derecesi insanın kemiklerini sızlatacak kadar düşük. Geçen gelişimde fark ettim ki, suya büyük bir hevesle atlayanların çoğu 10 saniye içinde çığlık atarak geri çıkıyor. Benim tavsiyem, suya girmek yerine göletin hemen kenarındaki kayalıklarda ayaklarını suya sokup oturman.
Bir doğa fotoğrafçısı olarak sana küçük bir sır vereyim: Buranın fotoğrafını çekmek için en kötü saat öğlen 12 ile 2 arasıdır. Güneş tam tepeden vurduğunda bembeyaz köpüren su patlar (pozlama dilinde bembeyaz leke olur), kayalıklar ise zifiri karanlık çıkar. En iyi ışığı sabah 08:30 sularında ya da akşamüstü 16:00’dan sonra yakalarsın. Hele yanında bir ND filtre ve tripod varsa, suyun o tül gibi aktığı uzun pozlama kareleri çekmek için kayalıkların sol tarafındaki açı harikadır.
Peki acıkınca ne yapacağız? Ağaran Şelalesi kahvaltı ve konaklama açısından son yıllarda epey gelişti. Şelalenin hemen etrafında ve dere boyunca sıralanmış tesisler var.
Burada iki şey yiyeceksin: Muhlama ve tereyağında kırmızı benekli alabalık. Tesislerdeki serpme kahvaltılar doyurucu; Rize simidi (o kel simit dedikleri), turşu kavurması, mısır ekmeği standart geliyor. Ama dürüst olalım, hafta sonu kalabalığında gidersen servis biraz yavaşlayabiliyor ve çayının soğuduğu anlar oluyor. Muhlama söylerken “peyniri bol olsun, çok yağda yüzmesin” diye özellikle belirtmende fayda var, bazı yerler yoğunluktan kıvamı kaçırabiliyor.
Ağaran Şelalesi’nde Kiralık Bungalov Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Geldik işin en kritik kısmına. Son birkaç yılda Çayeli bungalov evleri konusunda inanılmaz bir patlama yaşandı. Nereye baksan bir üçgen ev görüyorsun. Ancak fotoğraflarda kusursuz görünen bir ev, gece içine girdiğinde tatilini burnundan getirebilir. Bölgede defalarca konaklamış biri olarak, kiralama yapmadan önce sorman ve bilmen gerekenleri tek tek sıralıyorum:
-
Dere Kenarı mı, Yüksek Yamaç mı? İki seçeneğin var: Ya suyun hemen dibindeki bungalovlarda kalacaksın ya da vadiye yukarıdan bakan yamaçtaki evlerde. Dere kenarı kulağa romantik geliyor, biliyorum. Ama o suyun sesi gece saat 3’te hiç susmayan bir çamaşır makinesi gürültüsüne dönüşebiliyor. Uykun hafifse dere kenarında gözünü kırpamazsın. Ayrıca dere yatağı her zaman daha nemlidir. Yamaçtaki veya doğrudan şelale manzaralı bungalov seçenekleri ise sabah uyandığında ayaklarının altına serilen sis bulutunu izlemek için birebirdir. Kötü yanı ne? Aracından inip bungalova çıkana kadar elinde valizle dik ahşap merdivenleri tırmanmak zorunda kalabilirsin.
-
Isıtma Sistemi ve Rutubet Gerçeği Burası Karadeniz. Yağmur yağmasa bile havada yoğun bir nem var. Ahşap evler iyi yalıtılmadıysa içerisi hafif bir rutubet kokar ve yatak çarşafları hep nemli hissiyatı verir. Yazın ortasında bile akşam 8’den sonra hava aniden soğur ve sis çöker. Kiralayacağın evde sadece klima varsa kışın veya bahar aylarında ısınamazsın; özellikle asma katlı (loft) bungalovlarda sıcak hava yukarı çıkar, alt kat buz gibi kalır. Yerden ısıtması veya aktif çalışan bir döküm şöminesi/sobası olup olmadığını mutlaka sor. Sıcak suyun termosifonla mı yoksa şofbenle mi sağlandığını da öğren; 50 litrelik bir termosifon varsa jakuziyi doldurduğun an duş alacak sıcak suyun biter.
-
Jakuzi ve Mahremiyet (Muhafazakar Tatil Arayanlar İçin) İnternette gördüğün o jakuzili verandalar çok havalı. Ancak bazı tesislerde bungalovlar birbirine o kadar yakın inşa edilmiş ki, sen verandada jakuziye girdiğinde yan bungalovun balkonundaki adamla göz göze gelebiliyorsun. Eğer muhafazakar bir tatil planlıyorsan, işletmeye “Verandanın etrafı branda veya ahşap çitle tamamen kapalı mı, yan evlerden ya da yoldan görünüyor mu?” sorusunu açıkça sor. Hatta mümkünse verandanın dışarıdan çekilmiş güncel bir videosunu iste.
-
Sahte Hesaplar ve Kapora Dolandırıcılığına Dikkat! Bunu büyük harflerle yazmak istiyorum. Özellikle Instagram’da Çayeli veya Ayder fotoğraflarını çalıp, piyasanın yarı fiyatına lüks bungalov kiraladığını iddia eden yüzlerce sahte sayfa var. “Son boş günümüz, hemen kapora atın” diyerek insanları avlıyorlar. Kapora göndermeden önce işletmenin adını Google Haritalar’da arat, gerçek kullanıcı yorumlarını oku. İşletmenin Kültür ve Turizm Bakanlığı konaklama belgesi veya TÜRSAB kaydı olup olmadığını sorgula. Şahıs IBAN’ına değil, şirket hesabına ödeme yapmaya özen göster.
Fiyatları Etkileyen Faktörler ve En Doğru Zaman
Bana sık sık Rize jakuzili bungalov fiyatları ne kadar diye soruyorlar. Buraya sabit bir rakam yazmak doğru olmaz çünkü fiyatlar mevsime ve hatta haftaya göre bile değişiyor. Ama fiyatlandırma mantığını bilirsen bütçeni çok daha rahat yönetirsin.
Bölgedeki bungalovların %90’ı “kişi başı” değil, “gecelik ev kirası” (genelde 2 kişilik kahvaltı dahil) üzerinden fiyatlandırılır. Ekstra 3. veya 4. kişi için cüzi bir fark alırlar.
Fiyatı uçuran üç şey vardır:
-
Hafta sonu (Cuma-Cumartesi geceleri): Hafta içine göre fiyatlar %25-30 daha yüksek olur.
-
Jakuzi ve Şömine: Standart bir ahşap ev ile jakuzili, şömineli ve direkt şelaleyi gören bir ev arasında ciddi fiyat farkı vardır.
-
Arap Turist Sezonu (Temmuz-Ağustos): Bu iki ayda bölgede yer bulmak zordur ve fiyatlar tavan yapar.
Bana kalırsa Ağaran Şelalesi’ne gelmek için en doğru zaman haziran başı veya eylül-ekim aylarıdır. Eylül ayında kalabalık çekilir, fiyatlar normale döner, şelalenin suyu bahar yağmurlarıyla tekrar gürleşir ve vadideki ağaçlar sararmaya başlar. Hem bütçen yorulmaz hem de kafa dinlersin.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ağaran Şelalesi giriş ücreti var mı? Şelaleyi uzaktan görmek ve ana yol kenarından fotoğraf çekmek ücretsizdir. Ancak şelalenin döküldüğü gölet kısmına inen patikayı kullanmak, mesire alanına girmek veya otoparkı kullanmak isterseniz sembolik bir giriş ve otopark ücreti alınıyor.
Kışın Ağaran Şelalesi’nde bungalovda kalınır mı? Evet, kalınır ve kar yağdığında vadi bambaşka bir kimliğe bürünür. Ancak kışın konaklayacaksanız bungalovun sadece klimalı değil, yerden ısıtmalı veya şömineli olduğundan emin olmalısınız; ayrıca kar yağışı varsa dik yokuşlar için aracınızda kış lastiği bulunması şarttır.
Ağaran Şelalesi ile Çayeli merkez arası kaç km? Ağaran Şelalesi, Çayeli ilçe merkezine yaklaşık 12 kilometre uzaklıktadır. Sahil yolundan içeriye saptıktan sonra özel aracınızla ortalama 15-20 dakika içinde şelaleye ulaşabilirsiniz.
Bungalov evlerde yemek yapma imkanı var mı? Bölgedeki bungalovların birçoğu sadece konaklama ve kahvaltı konseptiyle çalışır, içlerinde tam donanımlı mutfak yerine sadece mini buzdolabı ve su ısıtıcısı (kettle) bulunur. Kendi yemeğinizi yapmak veya mangal yakmak istiyorsanız, rezervasyon sırasında mutfaklı veya barbekü izni olan evleri özellikle sormanız gerekir.
admin
Ağaran Şelalesi vadisinde doğa, yayla ekolojisi, Karadeniz ahşap mimarisi ve dingin tatil rotaları üzerine özel izlenim ve gezi rehberleri hazırlamaktadır.